Sağlık

Stresle uzlaşmaya bakın

Stres, insanlığın kaçınılmaz kaderi. Günlük yaşamın pürüzleri, beklenmedik olaylar, ailemizle çatışan beklentilerimiz veeee huzurlarınızda stres! Şimdi de iyi haberleri veriyoruz: Stresle uzlaşmanın yolları da var. Stresi bilmeyen, stres yaşamayan insan var mıdır acaba? Kimileri tasasız kişiliği, kimileri de rahat yaşam koşulları nedeniyle, pek strese girmezler. Böylelerine “Tanrı’nın şanslı kulu” demek daha doğru. Sanırsınız ki bunların vücutlarında zerre kadar sinir yok; her zaman öylesine sakin ve sessizdirler. Tepkilerini yüzlerinden anlamak pek mümkün olmaz. Zaten pek tepki de vermezler.

Kimileri ise, duygularını daha az açığa vurdukları için stres yaşamadıkları sanılır. Oysa bu kişiler sadece görünüşte “vaziyeti kurtaranlar” sınıfına girerler.

Organlara etkisi
Fakat stresin yarattığı hasarları organlardan izlemek mümkün: Ağrıyan bir mide, doğru çalışmayan bağırsaklar veya akneli bir cilt… Psikosomatik semptomlar, hemen ele verir yaşanan sıkıntıları. Bu yazımızda, günlük stresin yanı sıra yaşamın büyük stresleri karşısında neler yapmamız gerektiğini araştıracağız.

Hani “dakika bir, gol bir” derler ya, işte aynen öyle… Özellikle büyük şehirlerde, daha sokağa çıkar çıkmaz, günlük yaşam, trafik stresiyle başlar. “Özel”de ise çeşitli varyasyonlar hâlinde seyreder. Uyanırsınız, sular kesiktir, ütü yaparken pantolonunuz yapışır, çocuğunuz birdenbire tüm yediklerini çıkartır, tam otoparktan çıkarken komşunun yeni arabasını çizersiniz… Bunlara benzer daha bir sürü sevimsiz olay, kişinin stres eşiğine göre, az ya da çok zararlar yaratır.

Yazar hakkında

Alkan Kaya

Yorumla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.