Sağlık

Sertleşme sorunları ve tedavi yöntemleri

Türk toplumu olarak sevincimizi de acımızı da paylaşmaya yatkın insanlarız. Sevinçler paylaşıldıkça büyüdüğüne, acılar da paylaşıldıkça azaldığına göre, böyle davranmakla doğru da yapıyoruz. Ne var ki her konuda başaramıyoruz açık yürekli olmayı. Özellikle de cinsellik konusunda…

Kadınlar kendi aralarında bir yere kadar birbirlerine daha şeffaf davranabiliyorlar, ama erkekler kendilerine yüklenen sosyal ve psikolojik rollerden dolayı bunu çoğunlukla başaramıyorlar. Oysa cinsellik alanında yaşanan sorunlar, tıptaki tarifiyle cinsel fonksiyon bozuklukları, bedenimizin herhangi bir yerinde meydana gelen diğer hastalıklar kadar yaygın. Örneğin bir mide, bir böbrek hastalığınızı doktora gitmeden nasıl tedavi ettiremezseniz, cinsel fonksiyon bozuklukları için de aynı şey geçerli. Üstelik tedavi ettirilmeyen bu sorunlar kendiliğinden geçmediği gibi, geciktirildikçe ilerleyebiliyor da.

Toplumumuzda evli bakirelerin sayısı hiç de küçümsenemeyecek boyutlardadır. Araştırmalar çoğu vakalarda kadın ve erkekte fiziksel hiçbir rahatsızlık bulunmadığı halde yanlış bilgilendirilme, şartlanma ve de konuşamama sonucu evliliklerin cehenneme döndüğünü göstermektedir.

Kendilerine sakladıkça devleşen sıkıntılarını üzerlerinden atıp, hayatı yeniden yaşamaya başlamak isteyenler bu yazı dizisini mutlaka okumalı…

Sizin sorununuz iktidarsızlık mı?
Cinsel problem dendiği zaman, akla ilk gelen erkekler ve iktidarsızlık olur. Oysa cinsel fonksiyon sorunları erkekler kadar kadınlar arasında da yaygın ve de erkeklerin bu alandaki tek problemi iktidarsızlık, diğer adıyla sertleşme sorunu değil.

Çoğu zaman kapalı kapılar ardında yaşanan cinsel problemler erkeklerde sertleşme sorunları, erken boşalma ve cinsel isteksizlik olarak sıralanıyor. Kadınların yatak odasını cehenneme çeviren başlıca sorunları ise istek bozuklukları, orgazm bozuklukları, ağrılı ilişki ve vajinismus.

İktidarsızlıktan ne zaman söz edilebilir?
Sertleşme sorunu, cinsel istek olduğu halde, yeterli sertliği elde edememe durumudur. Bunu örneklersek, genç ya da yaşlı, normal cinselliği olan bir insan günün birinde bir kere, iki kere ya da belirli bir süre için ereksiyonda başarı sağlayamamışsa, bu tedavi gerektiren bir durum değildir. Uzmanlar, geçici sertleşme sorunuyla, tedavi gerektiren durumun ki tıpta buna erektil disfonksiyon deniliyor, kişiler tarafından karıştırıldığının önemle altını çiziyorlar.

Örneğin bir genç, özellikle ilk deneyimi sırasında bulunduğu yerin şartları nedeniyle kendisini uyaran bir ortam bulamamış ve sertleşmeyi sağlayamamışsa, hayatı boyunca bunu belleğine yerleştirebiliyor, ‘demek ki ben bu konuda hastayım’ diyebiliyor. Üstelik bu ruh halinin ömür boyu taşınma riski de oldukça yüksek.

Üroloji uzmanı Prof. Halim Hattat, konuya şöyle yaklaşıyor:
“Zaten gençlerdeki önemli sorunlardan birisi bu. İlk deneyimdeki başarısızlıkla şok yaşayabiliyor. Böyle olmasa, ilk deneyim hayal kırıklığıyla yaşanmasa bile, normal cinselliği devam eden bir insanın günün birinde bu konuda problemi çıkması konuyu yine aynı şekle getiriyor. Böyle bir durumda ‘ortada ciddi bir cinsel problem var’ diyemeyiz. Bu kişiler bize geldiğinde biz bunu kendilerine açıklıyoruz. Hekime müracaat etmenin ne kadar önemli olduğu burada ortaya çıkıyor.”

Ne zaman doktora gitmeli?
Cinsel fonksiyon bozukluklarında uzmanlar ancak kendilerine gelenlere yardımcı olabiliyor. Gelmeyenler problem yaşıyor, olayı kafasında büyütüyor ve sorun giderek daha büyük boyutlara taşınıyor.

Şu sıkıntılardan biri yaşandığında kişinin bir hekime başvurma zamanı gelmiş oluyor. En az altı ay süreyle, minimal üç ay, cinsel istek olduğu halde ilişkiye girememe, ilişkiye girmek için yeterli sertliği elde edememe veya sürdürememe. Bu çerçeveden bakıldığında, böyle olan vakalara uzmanlar ‘tedavi gerektiren durum’ diyor. İktidarsızlık işte bu çerçevede ele alınıyor.

Erektil bozukluklar yaşamı tehdit eden hastalıklar grubuna girmediğinden ve kültürel, dinsel nedenlerle tabu olarak sayıldıklarından, bu konuda doğru istatistiksel bilgilere ulaşmak oldukça zor oluyor. Bununla birlikte geçmiş yıllarda erkekler sessizce sıkıntı çekme eğilimi gösterseler de, birçok toplumda ve bizde erektil disfonksiyon artık tabu olmaktan çıkmaya başladı. Tam seksüel fonksiyon yaşam kalitesinin önemli parçası olarak görüldüğü için, yaşam beklentileri arttıkça daha çok erkek tedavi konusunda istekli hale geldi.

Bu konuda en güvenilir bilgi, ABD’nin Massachusetts Üniversitesi araştırma bölümünde ‘Massachusetts Aging Study’ adı altında yapılan araştırmayla elde edildi. Çalışmada, bütün dünyadan 40-70 yaş arası grubundan bin 290 denek incelendi, sorgulamada belirli sorulara verilen cevaplar değerlendirildi ve deneklerin yüzde 52′sinde sertleşme sorunu tespit edildi.

Sertleşme sorunu üç kademeli
Prof. Halim Hattat, “Biz Türkiye’de 2 bine yakın insanda böyle bir çalışma yaptık ve erektil disfonksiyon sorunu katılanların yüzde 65′inde çıktı. Bu çalışmayı 13 ayrı şehirde Androloji Derneği olarak gerçekleştirdik. Dünyadaki verileri gördükten sonra bu çalışmaya ‘Türkiye’de neler oluyor’ diye başladık ve çok yüksek bir oranla karşılaştık” diyor,

Uzmanlar, bu kişilerin hepsinin çok ciddi sorunları bulunduğunu söylemenin yanlış olacağını hatırlatıyor. Onlar tüm vakaları üç gruba ayırıyor: Orta grup, hafif grup ve ciddi grup. Hafif grupta, bir – iki kere sorun yaşamış ya da az problemi olanlar var. Orta gruptaki zaman zaman sertleşme sorunu yaşayanlar. Ciddi grup ise, bütün uyaranlara rağmen uzun süredir sertleşme sorunu yaşanmasını, ilişkiye girememeyi ifade ediyor. Böyle bakıldığında, Massachusetts araştırmasına göre, %52′lik oranın yüzde 10′u çok ciddi, %25′i orta şiddette, yüzde 17′si hafif şiddette bulunmuş.

Türkiye’de de oranlar buna yakın. Bizde oranın %65 olarak ortaya çıkmasının belki de eğitim düzeyimizle ilgili olduğu düşünülüyor. Yani sorulan soruları doğru anlama ve doğru cevaplama da çok önemli.

Sertleşme sorunu nedir?
Sertleşme sorunu, yeterli bir cinsel performans için gerekli ereksiyonu (penis sertleşmesini) başlatamama, sağlayamama veya sürdürememe durumudur. Erken boşalma veya kısırlıkla(infertilite) aynı anlama gelmez.

Sertleşme sorununa neler yol açar?
– Yüksek tansiyon
– Şeker hastalığı
– Prostat kanseri
– Yüksek kolesterol
– Damar sertliği
– Sigara kullanımı
– Omurilik hasarı
– Multipl Skleroz (MS)
– İnme
– Depresyon
– Stres
– Hormonal bozukluklar
– Bazı ilaçlar
– Aşırı alkol veya uyuşturucu kullanımı

Prof. Dr. Halim Hattat ve ekibi, kendilerine başvuran hastalarını Hattat Klinik’te tepeden tırnağa incelemeden geçiriyor. Amaç, varsa organik bir rahatsızlığın gözden kaçmasına izin vermemek. Çünkü doğru teşhis konduğu taktirde cinsel sorunların tedavisi mutlaka var. Hatalı teşhis ise hayal kırıklığından başka bir yarar sağlamıyor.

Türkiye’de 6 milyon kişi iktidarsız
Bir erkek ne göre etkilenir, neden ereksiyon olamaz? Yapılan uluslararası toplantılarda, erektil disfonksiyon önemli bir sağlık sorunu olarak tarif ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde 30 milyon kadar erektil disfonksiyon sorunu yaşayan insan var. Bu hastalığa eğilim yaşla artıyor. Yaşla ilgili istatistiklere bakıldığında, sertleşme sorunu 40 yaş civarında yüzde 39 iken, sorunu 60 yaşın üzerinde yüzde 67′ye çıkıyor. Ama yaşlanmanın mutlak bir sonucu da değil. Sertleşme probleminin sosyal hayata etkileri çok önemli olabilir. Hastaların ve sağlık görevlilerinin cinsel konularda konuşmakta zorlanmalarından dolayı, erektil disfonksiyon teşhisi çok zor konabiliyor.

Bilim adamları ’2005 yılında dünyada ne olacak’ diye baktıklarında, Massachusetts araştırmasına göre dünyada 411 milyon insanda sertleşme sorunu görülecek!

Türkiye’de yapılan araştırmalara göre şu anda 5 – 6 milyon kişi problemli diye kabul ediliyor, yani genel popülasyonun yüzde 9,6′sı bu sorunu yaşıyor. Bir başka deyişle, ülkemizde 10 erkekten biri bu sorunla baş başa… Tıp çevreleri, bunu çok yüksek bir rakam olarak kabul ediyor. 20-29 yaş arasında Türkiye’de hasta sayısı 300 bin olarak tespit edilmiş. İstatistikler ülkemizde 40 – 49 yaş arası 1 milyon 400 bin, 50-59 yaş arası 1 milyon kişinin sertleşme sorunu ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Ereksiyon nasıl olur?
Penis, üç borusal yapıdan oluşan, uyarılıp sertleşmeye yatın bir organdır. Bu borulardan ikisinin (korpus kavernosum) dış tabakasını sert bir kılıf sarar. Bu kılıf, ereksiyon sırasında kolajen liflerin izin verdiği ölçüde genişler, bu esnada kanın geri dönüşü de engellenerek ereksiyon oluşur. Yani penise arterler kan getirir, gevşer ve penis kanla dolarken, toplardamarlara ait yol kapanır ve sertleşme gerçekleşir.

Uzmanlar sertleşme problemi yaşayan hastayı araştırmaya başlarken önce damarlara bakıyor. Damar gevşeyemiyorsa, o zaman penis kanla dolamaz ve sertleşme olamaz. Bazı yaşlılığa bağlı hastalıklarda, penis adalesinin gevşeme özelliği kaybolabiliyor. Böyle olduğunda da penise kan dolmaz. Bazı durumlarda da, penise kan dolmasına rağmen, tamamlayıcı bir devre kapanmayabiliyor. Bu kapanmada bozukluk olursa, tıpta buna ‘kaçak’ deniyor, o zaman da sertleşme oluşuyor, ama istendiği ölçüde gerçekleşemiyor; ya da sertleşme kısa süreli meydana geliyor. Hasta bu şikayetlerle doktora gittiğinde, sorununa göre tedavi yolu seçiliyor ve mutlaka bir çözüm bulunuyor.

Organik erektil disfonksiyon vakaları damarsal, sinirsel ve hormonal sebepli oluyor. İkinci grup, psikolojik sebepli sertleşememe sorunlarını oluşturuyor. Üçüncü grup ise organik ve psikojenik sebeplerin bir arada yaşandığı durumlar.

Ereksiyona bütün beden katılıyor
Damar bozuklukları, nörolojik bozukluklar, hormonal veya lokal organa ait bozukluklar ve lezyonlar, organik yönden ana sebebi teşkil ediyor.

Psikolojik kökenli erektil disfonksiyona, bir organik bozukluk olmadan stimülasyon eksikliği sonucu görülen bir sorun olarak bakılıyor. Beyinde iki bölge vardır: Bir bölgeden pozitif akımlar, diğer bölgeden de depresyon veya korku gibi negatif imajlar gelir. Beyinde ereksiyonu oluşturan bir merkez vardır. Bu pozitif akımlar – mesela bir kadının kokusunu hissetmek, açık bir film izlemek gibi- bu merkeze gelip, beyinden aşağıya indikten sonra penisi uyaracak sinirlere ulaşıyor, bu sinirlerin ucundan bazı maddeler salgılanıyor, damarlar gevşiyor ve ereksiyon oluyor. Bu yoldaki herhangi bir düzensizlik ya da psikolojik faktörler sertleşmenin olmamasına yol açıyor.

Risk faktörleri nelerdir?
Önemli olan, hastanın sorununu doğru teşhis edebilmek. Bu sağlandıktan sonra soruna yönelik ilaçlar ya da psikoterapiyle sorun tedavi edilebiliyor. Atlanmaması gereken nokta, sebebe yönelik araştırmaların detaylı bir şekilde yapılması.

Sertleşme probleminde risk faktörlerini de asla göz ardı etmemek lazım. Kullanılan ilaçlar, sigara, alışkanlıklar, diyabet, tansiyon, yaşlanma, kronik hastalıklar, ameliyat (by-pass ve prostat gibi) ve travmalar risk faktörlerinin başında yer alıyor. Kan yağlarının yüksek oluşu da önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Bunun yanında hormon bozuklukları da vakaların yüzde 10′unu teşkil ediyor.

Uzmanlar, sertleşme sorununda sigaranın büyük önem taşıdığının ısrarla altını çiziyor. İlaçlara gelince; psikiyatrik bir sorunu olanlar ya da epilepsi hastaları bu ilaçları ömür boyu almak zorundalar. Bu ilaçlar nörolojik ilaçlar olmaları nedeniyle, ereksiyonun oluşmasını sağlayan maddelerin salgılanmasını engelliyorlar. Uyuşturucu da böyle bir etki yaratıyor.

Sertleşme sorununda yaşlanmanın etkisi ne kadar diye bakıldığında, 40 yaş grubunda yüzde 39 iken 70 e doğru yüzde 67′ye çıktığı görülüyor.Yani yaşlanmayla kesinlikle ilgili.

İktidarsızlığın organik nedenleri
Bu rakam değerlendirildiğinde bakıldığında, damar sertliği, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi sistemik hastalıklar akla geliyor. Araştırmalar, şeker hastalarının yüzde 28′inde sertleşme sorunu görüldüğünü ortaya koyuyor. Diyabette hem sinirler hem de damarlar etkilendiği için oran böylesine yüksek. Bu hastalıkta stres ve hipertansiyon da çok önemli. Hipertansiyonlu hastaların yüzde 15′inde sertleşme sorunu varken, damar sertliğinde oran yüzde 39′a çıkıyor. Bunların dışında ereksiyonu etkileyen kronik nörolojik hastalıklar var: Alzheimer, MS, Behçet Hastalığı ve Parkinson gibi.

Ve diğer nedenler
Penise ait lokal sorunlara gelince; doktorlar penis bükülmesine sebep olan, sertleşmede ağrı yapan hastalıklar ve istek dışı ereksiyona ve penisin normal haline dönmediği ereksiyona yol açan durumlardan söz ediyor. Bunu yaşamış kişiler ilişkiye korkuyla yaklaşıyor.

Yazar hakkında

Alkan Kaya

Yorumla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.