Sağlık

Menopoz farklı bir hayat anlamına gelmesin

Korkulu rüya haline gelen menopozun sıkıntılı dönemlerinden kurtulmak, sağlıklı bir yaşama devam edebilmek için; besleme dahil çeşitli önlemler almak gerekiyor.

Uzmanlara göre, kadın hayatı menopozdan önce ve menopozdan sonra diye ikiye ayrılıyor. Menopozla adetten kesilen kadının vücudunda oluşan birtakım değişiklikler, yaşam tarzlarını da etkiliyor. Ancak bu sıkıntılı dönemlerini yaşamlarında yapacakları değişiklik ve alacakları önlemlerle rahat bir şekilde geçerebiliyorlar.

Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’nden Op. Dr. Cihangir Yılanlıoğlu’nun verdiği bilgilere göre, Menopoz belirtileri ve atlatılması için gerekenler şunlar:

Bambaşka bir hayat değil
Menopoz kelime anlamı olarak adetlerin durması anlamına gelir. Tıbbi bir terim olarak ise kadının hayatında gördüğü son adet anlaşılır. Genel olarak en çok “menopoza girmek” ifadesi kullanılır. Gerçekte menopoz, son adetten hemen sonra girilen bambaşka bir hayat demek değildir. Menopoz, doğru anlamı ile son adet, sonrasında 12 ay adet görülmemesi ile tanımlanmış olur. Bu “son” adetten önce ve sonrasında vücutta farkında olduğunuz veya olmadığınız bir takım değişiklikler meydana gelir.

40-55 yaş arası normal sınırlar
1. Menopoz’ un ameliyat sonucu (yumurtalıkların alınması) veya doğal olarak meydana gelmesi arasında sonuçları açısından fark yoktur.
2. Menopoz yaşı ortalama 50′dir, 40- 55 yaş arası normal sınırlar kabul edilir.
3. Sigara içmek menopoz yaşını iki yıl erkene alır.
4. Son iki bin yılda, menopoz yaşı değişmemiştir. Böylelikle menopoz insan ömrünün uzaması ile ortaya çıkan bir “problem” kabul edilebilir.

Yaşlanma – menopoz ilişkisi
Yaşlanma doğal bir olaydır, ancak kadınlarda genellikle menopozdan sonra üzerinde durulan en önemli problemlerin başında kemik kaybı (osteoporoz) ve kalp (koroner hastalığı) gelir. Her iki sorun da menopozdan çok önce başlayabilir, her menopoza giren kadının bunları mutlaka yaşayacağı anlamı çıkartılmamalıdır ve menopoz (özellikle hormon) tedavisinin bunları kesin önleyeceği düşünülmemelidir. Vücutta kemik yoğunluğu 30 ve 40′lı yaşlarda zirveye ulaşır. Daha sonra yavaş bir kayıp söz konusudur ancak, menopozdan sonra kayıp hızı artar. Burada, en az menopoz kadar önemli olan diğer faktörleri de unutmamak gerekir.

Yazar hakkında

Alkan Kaya

Yorumla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.