Sağlık

Doğumla ilgili 10 şaşırtıcı gerçek

Bebek bekliyorsunuz ve doğumun nasıl olacağını, neler yaşayacağınızı şiddetle merak ediyorsunuz. Doğumla ilgili bulabildiğiniz yazıları ve kitapları okuyor, doktorunuzla, arkadaşlarınızla ve doğum yapmış annelerle konuşuyorsunuz. Yine de doğumla ilgili bazı konuların size hiç kimse tarafından anlatılmamış olması olasılığının yüksek olduğunu biliyor musunuz?

Her kadının doğum deneyimi birbirinden farklı olsa da kesin olan bir şey var; doğurmak filmlerdeki gibi olmaz! Öte yandan, doğumun nasıl olduğu konusunda başka annelerle konuşmak yararlı olsa da, özellikle zor bir doğum yapmış annelerin objektif olması çok zordur. Ayrıca sizin planladığınız doğum şeklinden farklı bir doğum yapmış annelerin de size çok fazla fikir vermesi mümkün değildir. İşte, tüm bu durum karşısında doğumla ilgili bilmeniz gereken ancak size anlatılmamış olması muhtemel konular…

1. İlk doğum saatler sürebilir
Filmlerde anne adayı ilk sancıda arabaya bindirilerek hastaneye götürülür, kısa bir süre sonra da bebek dünyaya gelir. Oysa ilk doğumlarda, ilk sancının hissedilmesinden sonra doğumun gerçekten başlaması rahat altı-yedi saat sürebilir. Rahim ağzı 2 santim açılmadan önce “başlamış doğum eylemi” olarak değerlendirilmezsiniz. Bu dönemde ayakta ve aktif olmak süreci hızlandırabilir ancak çok erken aşamada hastaneye gitmeniz durumunda da kendinizi hastane yatağında uzanarak gözlem altında beklerken bulabilirsiniz. Kısacası ilk sancıları hissettikten sonra yapmanız gereken, sakin olmak, rahatlamaya ve gevşemeye çalışmak ve kasılmaların şiddeti, süresi ve gelme aralığına dikkat ederek doktorunuzla temas kurmaktır.

2. Sularınız her zaman ani ve şiddetli bir boşalma şeklinde gelmez
Bazı annelerin suları şiddetle ve aniden boşalsa da, çoğunlukla suların gelmesi sızıntı şeklinde hissedilir. Bunun nedeni bebeğin başının amniyotik sıvının çoğunun boşalmasını engellemesi olabilir. Miadını doldurmuş anne adaylarının çoğu hafif idrar kaçırmaları yaşayabilir, bu nedenle suların gelmesinin idrar kaçırmayla ya da idrar kaçırmanın suların gelmesi ile karıştırılması sık görülen bir durumdur.

Sularınız doğumun herhangi bir aşamasında gelebilir, dolayısıyla da bu ilk su sızıntıları doğumun çok yaklaşmış olduğuna işaret etmeyebilir. Bununla birlikte, suların gelmesinin ardından rahimde enfeksiyon oluşması riski doğduğundan 24 saat içerisinde doğumun gerçekleşmesi gereklidir. Sularınızın gelip gelmediğinden emin olamıyorsanız, yapmanız gereken en doğru şey doktorunuza ya da ebenize başvurmak olacaktır.

3. Doğum zor iştir!
Evet, filmlerde ve pembe dizilerde makyajı yerinde bir kahramanın birkaç çığlık atması ve pek az ter dökmesinin ardından gururlu anne-babanın mutlulukla minik bebeklerine baktıklarını görürüz. Anne biraz yorgundur ancak halen üstü başı, eli yüzü gayet düzgün ve bakımlıdır. Ancak gerçek yaşamda göğüs hizasına kadar çekilen çarşafın altındaki sahne pembe dizilerden çok adli vakaların anlatıldığı dizilerdeki sahnelere benzer!

Doğurmak zor iştir ve o ilk ağlamayı işittiğinizde büyük olasılıkla küçük bir ter, amniyotik sıvı, kan ve muhtemelen kakadan oluşan bir bataklık içerisinde yatıyor olacaksınız. Ikınırken kaka kaçırılması gayet normal ve aslında doğru biçimde ıkındığınızı gösteren bir durumdur. Ancak böyle bir kazanın olmasından korkarak ıkınmaktan kaçınmamalı ve sizden ıkınmanız istendiğinde var gücünüzle ıkınmalısınız. Olası bir kaka kaçırma durumunda hiçbir yorumda bulunmadan temizliğiniz yapılacaktır ve bu duruma her zaman şahit olan doktorunuz ya da ebeniz sizin hakkınızda hiçbir olumsuzluk düşünmeyecektir.

4. Suni sancı her zaman işe yaramayabilir
Bebeğiniz miadını geçirdiyse doktorunuz suni sancı ile doğumu başlatmak isteyebilir. Bunun nedeni hamileliğin sonuna yaklaşıldığında plasentanın çok etkin bir şekilde çalışamaması ve bebeğe yeterince besin ve destek sağlayamaması riskinin doğmasıdır. Çok çeşitli suni sancı (indüksiyon) yöntemleri vardır ve ilk teşebbüsün sonuç vermemesi durumunda doktorunuz bir sonraki daha güçlü yönteme geçecektir. Ancak doğumu başlatmaya yönelik tüm çabalara rağmen (büyük olasılıkla bebeğin gerçekte miadını tam doldurmamış olması nedeniyle) doğumun başlatılamaması söz konusu olabilir.

Gebelik yaşı son adet tarihine ve bebeğin ölçümlerine göre hesap edilir. Ancak kadınların son adet tarihlerinden itibaren yaklaşık iki hafta sonra yumurtlamaları nedeniyle bebeğin gebelik yaşı hesaplarına kıyasla iki hafta daha küçük olması söz konusu olabilir. Bu nedenle henüz 42 haftanızı doldurmadıysanız (ilk kez doğumb yapan anne adaylarının hesaplanan olası doğum tarihlerinden 10 gün geç doğum yaptıklarına dair bulgular mevcuttur), bebeğinizde bir sorun olduğuna ya da amniyotik sıvı miktarının olması gereken düzeyde olmadığına dair bulgular mevcut olmadığı sürece, suni sancı konusunda ihtiyatlı davranmanızda yarar vardır.

5. Epidural riskli olabilir
Epiduraller yaygın kullanılan ağrı kesici yöntemlerdir ve bu sayede pek çok anne adayı doğumu stresli ve sancılı bir deneyim yerine rahat ve tadı çıkarılan bir deneyim olarak yaşamaktadır.

Yazar hakkında

Alkan Kaya

Yorumla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.