Sağlık Sigara | Zararları ve Bırakma Yöntemleri

Sigara ve Zararları

Genel Bilgiler:
Kristof Kolomb Amerika’yı keşfettiğinde,
yerlilerden öğrenilen tütün içme alışkanlığı kısa zamanda yaygınlaşmıştır.
20.yy’ın başlarında tütünün kağıda sarılarak üretilmeye başlanması bu yayılmayı
hızlandırmıştır. İlk zamanlarda çok ucuz satılan hatta bedava dağıtılan
sigaranın 2.Dünya Savaşı’ndan sonra zararları görülmeye başlanmış. Günümüzde
sigaraya karşı pek çok dernek kurulmuş ve sigarayı bırakma kampanyaları
düzenlenmeye başlanmıştır.
35 yaş üstü nüfusumuzun %45’inin sigara içtiği
ülkemizde, sigaraya bağlı hastalıklar ciddi bir sorun oluşturmaktadır.

1988’de ülkemizde 15 yaş üzeri erkeklerde %62.8 kadınlarda %24.3 tüm nüfusta
%43.6 sigara içimi görülmektedir. Bu araştırma sigara tiryakisini “cebinde paket
taşıyan”olarak tanımlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü ise sigara tiryakisini
“düzenli olarak günde 1 adet içen”olarak tanımlamıştır. Her yıl sigaraya bağlı
hastalıklardan ABD’de 300.000, Avrupa’da 400.000 kişi ölmektedir ve bu çok ciddi
bir rakamdır.

Sigaradaki Zararlı Maddeler:

Sigara ve tütünde aktif olarak 4000’den fazla sitotoksik(hücre öldürücü),
mutajenik (hücrenin yapısını bozucu) ve karsinojenik (kanser yapıcı) madde
vardır. Sigara içen şahıslarda duman solunmasına bağlı ağız, burun, gırtlak ve
tüm solunum yolunda kanser gelişebilir. Bazı maddeler direk solunumla
etkiliyken, bir kısmı kana geçerek ya da tükrükle yutularak etki gösterir.

Tütünün içindeki en önemli madde nikotindir. Nikotin, vücuttaki bazı sinir
hücrelerini hem uyaran hem baskılayan bir maddedir. Etkilerin çoğu
katekolaminlerin (adrenalin,noradrenalin vb.) salınımına bağlıdır. Sigara içen
normal bireylerde tansiyonun artması, kalp hızında artma, kalp kası kasılma
gücünde artma, kalbin oksijen tüketiminde artma, kalp damarlarında kan akımında
artma ve diğer damarlarda daralma meydana gelir. Ayrıca nikotin, serumda glukoz,
kortizol, serbest yağ asidi, adrenalin ve beta endorfin düzeylerini arttırır.

Karbon monoksit ( CO ) oksijen kullanımını engelleyen toksik bir gazdır.
Sigara dumanında %2-6 oranında bulunur. Sigara içenlerde kanda seviyesi
yükselir. Pıhtılaşma artışından ve bazı sinir sistemi bulgularından sorumludur.

Sigaranın Etkileri:
Koroner kalp hastalığı ve
akciğer kanseri en önemli iki ölüm sebebidir. Sigara içimi ile bu hastalıklar
arasında güçlü bir ilişki vardır. Sigaraya başlama yaşı, içilen sigara sayısı ve
alınan nefesin derinliği önemlidir. Sigara bırakılınca hastalanma oranı da
azalmaya başlar.
Akciğerlere etkileri:
Sigara içimi hem ana hem küçük
hava yollarını, akciğer yüzey hücrelerinin yapı ve fonksiyonlarını bozar,
akciğerin bağışıklık sistemini değiştirir. Sigara içimiyle normal akciğer yapısı
değişir (psödostratifiye silyalı epitel, yassı hücreli metaplaziye, karsinoma in
situya) ve sonuçta kansere dönüşür. Sigara içenlerde kronik öksürük, balgam ve
nefes darlığı olur. Sigara içimi KOAH (kronik bronşit, amfizem vb.) gelişimi
için esas risk faktörüdür. Solunum yolu enfeksiyonları da sigara içenlerde daha
fazladır. Ameliyat sonrası komplikasyonlar ve pnömotoraks da içenlerde daha
sıktır.
1964 yılında sigara içimiyle akciğer kanseri arasında nedensel bir
ilişki varlığı gösterildi. Daha sonra net ilişkiler tanımlandı. Sigara miktarı
ve içilen süre riski belirlemektedir. Günde 1 paket sigara içenlerde akciğer
kanserine yakalanma riski 10 kat fazlayken 2 paket içenlerde risk 25 kat
artmaktadır.
Son yıllarda kadınlardaki sigara içme alışkanlığının artmasıyla
kadınlarda da akciğer kanseri görülme riski artmaktadır.
Sigara akciğer
kanseri dışında ağız, gırtlak, yemek borusu ve mesane kanserine de yol açar,
böbrek ve pankreas kanseri gelişimine katkıda bulunur, mide ve rahim kanseri ile
beraberlik gösterir.
Kalbe etkileri: Koroner kalp hastalığında en önemli 3
risk faktörü sigara, kolesterol yüksekliği ve hipertansiyondur. Erkeklerde
sigara içimiyle koroner kalp hastalığı riski %60-70 artmaktadır. Kalp
hastalığına bağlı ani ölüm sigara içen erkeklerde 2-4 kat daha fazladır.
Kadınlarda hem oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) hem sigara kullanımı
halinde kalp hastalığı riski 10 kat artmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlarda
sigara içimi beyin kanaması riskini arttırmaktadır, dolayısıyla sigara içenlerde
felç daha sık gözlenmektedir.
Mideye etkileri: Sigara içenlerde mide ve
duodenum (oniki parmak barsağı) ülserleri daha sıktır. Ülserin ilaçla
iyileşmesini geciktirir. Mide asit salgısını arttırır, pankreas salgısını
azaltır.
Diğer etkiler: Sigara ilaç toksitesi daha çabuk oluşur ve ilaç
dozları yetmez ( sigara karaciğerde ilaçları parçalayan enzimleri arttırır).

Pasif içicilik:
Sigarada, sigarayı içenlerin
akciğerlerine soluduğu “anaakım dumanı”, sigaranın ucunun yanmasıyla çevreye
yayılan “yanakım dumanı” mevcuttur. Sigara içmeyenlerin bu yanakım dumanına
maruz kalmalarına pasif içicilik denir. Pasif maruziyetin de akciğer kanseri ve
koroner kalp hastalığı yaptığına dair sağlam deliller vardır.
Kocası sigara
içen kadınlarda akciğer kanserine yakalanma riski 1.2-2 kat artmıştır. Yapılan
birçok çalışmada anne babası sigara içen çocuklarda pnömoni, bronşiolit ve
bronşit gibi hastalıkların arttığı gösterilmiştir.
Gebelikte sigara içimi:
Sigara anne karnındaki fetüsü etkiler. Hamileliğinde sigara içen anneden doğan
bebek düşük doğum ağırlığındadır. Bunun nedeni, sigaranın anne bebek arasındaki
kan dolaşımını bozması ve bebeğin beslenememesidir. Annenin sigara içimi düşük,
fetal ölüm ve ani bebek ölümlerini arttırır. Fetüsün beyin gelişimini
yavaşlatır, çocuğun uzun vadede gelişimini de bozar.

Yazar hakkında

Alkan Kaya

Yorumla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.