Sağlık

Cinsel İlişki Evreleri ve Orgazm Olma

Cinsel İlişki Evreleri ve Orgazm OlmaCinsel İlişki Evreleri ve Orgazm Olma

Bu bölümde cinsel ilişkinin ortaya konmuş bilimsel evreleri ile birlikte, (son bölümde) sağlık üzerindeki olumlu etkileri ele alınmaktadır. Cinsel ilişkinin evreleri ilk defa W. H. Masters ve V.E. Johnson tarafından 10 yılı aşkın bir araştırmanın ardından sonuçları ilk kez 1966 yılında basılan “İnsanda Cinsel Davranış” adlı kitapta yayımlanmıştır. Günümüzde bu araştırmanın sonuçları insan cinsel fizyolojisi ile ilgili bilgilerimizin temelini oluşturmaktadır.

Masters ve Johnson, insan cinselliğini ilk defa laboratuar ortamında incelemiş, yüzlerce gönüllü kadın ve erkek denek üzerinde sürdürdükleri çalışmalarında, deneklerin cinsel uyaranlara verdikleri yanıtları doğrudan gözleyerek ve nesnel ölçüm yöntemlerini kullanarak cinsel tepki sürecinin bütün evrelerini kaydetmişlerdir.

Sonraki yılarda her ne kadar bazı değişiklikler olsa da, cinsel tepki süreci ile ilgili olarak Masters ve Johnson’un ortaya koyduğu model, cinsel işlev bozukluklarının çağdaş sınıflandırmalarına temel oluşturmuştur.

Cinsel İlişkinin Evreleri
Masters ve Johnson, insanda cinsel uyarana gösterilen fizyolojik tepkiyi dört ayrı evreye ayırmıştır. Kadında ve erkekte cinsel işlev evreleri aynıdır.

Bunlar:

1) Uyarılma evresi
2) Plato evresi
3) Orgazm evresi
4) Çözülme evresi’ dir.

1- UYARILMA EVRESİ:
Cinsel işlevdeki ilk evredir. Temel olarak erotik duygu ve düşüncelerin belirmesi ile birlikte erkekte ereksiyon (sertleşme) ve kadında lubrikasyonun (vajinal ıslanma) ortaya çıkmasına neden olur.

Vucutta da kızarma ve kasların genel olarak kasılmaları mevcuttur. Bu dönemde:

10-40 saniye arasında vajina ıslanmaya başlar
Meme uçları dikleşir ve belirginleşir, memeler büyür
Rahim yukarıya çekilir, büyük dudaklar şişer, klitoris kabarır
Küçük dudaklar büyür ve şişer
Vajina alt kısmı genişler

2- PLATO EVRESİ:
Etkili cinsel uyarının sürdürülmesi ve cinsel heyecanın artmasıyla birlikte kadın ya da erkek, ikinci evre olan plato evresine girer. Bu evrede haz duygusu ve cinsel gerilim giderek yükselir ve bu durum kişinin orgazm evresine kadar sürer.

Bu dönemde:
Cinsel arzular artmaya devam eder
Kadınlarda ateş basması ve terleme olabilir
Kalp hızlanır
Vajinanın 1/3 dış kısmı kan göllenmesi ile şişer ve genişler
Vajina üst kısmında ise bir balonlaşma olur, hafif ağrı olabilir
İç dudaklar 2-3 katına çıkar ve araları açılır
Vajina girişi açılır
Küçük dudaklarda hafif esmerleşmeler oluşur
Memelerin uç kısmı (aerola) belirginleşir ve dikleşir
Meme boyu yaklaşık % 25 oranında artar (Ancak daha önceden emzirmiş kadınlarda bu olmayabilir)
Bacaklarda kasılmalar olur
Kadının bedeni artık birleşme için hazırdır.

3-ORGAZM EVRESİ:
Süre açısından en kısa, haz açısından en yoğun dönemdir. Bu evre erkekte ejakulasyon (boşalma), kadında ise perine ve vajina etrafındaki kaslara giden kanın artışı sonucunda büyüyen dokuların, refleks olarak ritmik kasılmaları ile karakterizedir.

Rahim, vajina ve makad kısmında 0,8-1 saniye aralıklarla ritmik, düzenli ve eş zamanlı kasılmalar görülmektedir. Yaklaşık 3-15 kasılma gerçekleşmektedir. Bu durumda kadının beyin dalgalarında da bir takım değişimler gözlenmiştir.

Bu dönemde ayrıca:
Vucutta ısı artışı ve terleme olur.
Uretra deliği açılarak dışarıya idrar akışı olabilir (Bu durum “Kadının boşalması” olarak da tabir edilir). Orgazm olmayla birlikte kadının boşalması sırasında bol miktarda sıvı çıkışı olmaktadır.
Tüm vucuttaki kasılmalar kadının yüzüne de yansır ve kadının yüzünde “sanki acı duyuyormuş gibi” bir görünüm oluşur.
Orgazm en zirve noktasında kadın vücudu adeta “kaskatı” kesilir.

Kadınlar bir cinsel ilişkide ardısıra pek çok kez boşalabilir.
Kadınlar orgazm konusunda erkeklerden daha şanslıdır aslında. Eğer cinsel uyaran aynı yoğunlukta sürerse kadınlarda bir kaç kez orgazm gerçekleşebilir. Çünkü erkekler orgazmını yaşadıktan sonra 15-30 dakika kadar bir dinlenme sürecine ihtiyaç duysalar da kadınlar bir cinsel birleşme sürecinde ard arda orgazm olabilirler.

Kadınların ard arda boşalmasına “multiorgazm özelliği” adı verilir. Hatta (şanslı olanlarda) yaşanılan bu kadının boşalması sayısı 15-20’yi bulabilir.

Kadınların elle kendi başlarına orgazm olmalarına rağmen cinsel ilişki sırasında orgazm olamamalarına “koital anorgazmi”, elle klitorisi uyararak (masturbasyon yaparak) orgazm olamamalarına ise “klitoral anorgazmi” adı verilir.

Orgazm olma kadınlara cinsel terapi ile öğretilebilen bir cinsel işlevdir.

4- ÇÖZÜLME EVRESİ:
Kadında ve erkekte orgazmdan, ya da orgazmın gerçekleşmediği durumlarda plato evresinden sonra genital bölgelerde ve bedenin diğer bölgelerinde önceki aşamalarda oluşmuş olan fizyolojik değişikliklerin dakikalar içinde aynı sırayı takip ederek kaybolması ile karakterizedir.

Çözülme evresinin süresi cinsiyete, orgazmın yaşanıp yaşanmadığına ya da hangi yoğunlukta yaşandığına ve cinsel uyarının sürüp sürmediğine göre değişir.

Bu dönemde:
Hızlı soluk alıp verme ve terleme görülür
Vajina, memeler, iç ve dış dudaklar, klitoris yeniden eski haline döner
Klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı hale gelir
Ateş azalır
Kalp hızı önce artar, sonra normale döner

Bu dört evre bugünkü bilgilerimiz ışığında da geçerli kabul edilmektedir. Ancak, cinsel işlev bozukluklarının sınıflandırılması ile ayırıcı tanı ve tedavi açısından asıl önemli olan evreler ise “uyarılma” ve “orgazm” evreleridir.

“Plato” evresi , esas olarak fizyolojik açıdan “uyarılma” evresinin bir bölümü olarak kabul edilmektedir. “Çözülme” evresine özgü cinsel sorun ya da cinsel işlev bozukluğu oranının ihmal edilebilir düzeyde olması nedeniyle psikiyatrik sınıflandırmalarda temel alınmamıştır.

Masters ve Johnson’a göre cinsel işlev bozukluğu, insan cinsel yanıt döngüsünde tatminkar cinsel uyarılma ve/veya doyuma ulaşmada yetmezliğe yol açabilecek herhangi bir aksaklıktır. Yine aynı çalışmacılara göre evli çiftlerin % 50’sinde cinsel işlev bozukluğu mevcuttur.

Seks terapisinin kurucularından biri olan Helen Singer Kaplan, “The New Sex Therapy” isimli kitabını 1974 yılında yayımlamış ve daha önce pek dikkat çekmemiş olan, insanda cinsel yanıtın iki fazlı (bifazik) niteliğini ortaya koymuştur. Kaplan’a göre cinsel yanıt, gerçekte tek ve bağımsız bir bütün olmaktan çok, birbirlerinden görece bağımsız iki ayrı bölümden oluşmaktadır.

Bu bölümler:
1. Erkekte sertleşmeyi (penil ereksiyonu), kadında ise vajinal ıslanmayı (lubrikasyonu) ve büyümeyi-kabarmayı sağlayan genital kan akımının artışı
2. Her iki cinste de orgazmı sağlayan refleks, ritmik kas kasılmalar.

Masters ve Johnson’un uyarılma ile plato evrelerine denk düşen genital kan akımının artışı “parasempatik sinir sistemi tarafından”, kas kasılmaları ile karakterize olan ve orgazm evresine denk düşen ikinci evre ise “sempatik sinir sistemi” tarafından uyarılmaktadır.

Kaplan erkeklerin % 50 sinin geçici sertleşme (erektil) güçlüğü yaşadığını saptamış ve bunun normal olduğunu belirtmiştir.

Yine Kaplan’a göre erkek cinsel işlev bozuklukların en sık görüleni erken boşalmadır (prematür ejakulasyon).

DÜZENLİ SEKS YAPMAK İÇİN 22 BİLİMSEL NEDEN
Düzenli ve tatminkar bir cinsel yaşam kişiler üzerinde pek çok olumlu etkiyi de beraberinde getiriyor.

Bu etkileri kişilerin;
Genel sağlık
Jinekolojik sağlık (Kadın sağlığı)
Psikolojik-aile sağlığı

üzerine olmak üzere üç ayrı kısma ayırarak inceleyebiliriz.

SEX YAPMANIN GENEL SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ
1. Kilo almayı engelliyor:
Evet, yarım saatlik bir yatak odası keyfi ile 200-250 kalori yakarak kilo verebilir, istemsiz kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

2. Kalp-damar sağlığınızı koruyor:
Belfast Queen’s Üniversitesi’nde 1000 erkek denek üzerinde yapılan çalışmanın sonuçlarına göre haftada üç veya daha fazla sex yapan erkeklerde kalp krizi risklerinin yarı yarıya azaldığı gösterilmiş.

3. Felç riskleri azalıyor:
Yine aynı çalışmanın sonuçlarından birine göre düzenli sex ile kadın ve erkeklerin inme (felç) riskleri azalıyor.

4. Uykusuzluk probleminizi gideriyor:
Cinsel ilişki sırasında salınan ve bedenin doğal morfinleri olarak bilinen “endorfin” salgısı ile vucud rahatlamakta ve ilişki sonrası yerini güzel bir uykuya bırakıyor.

5. Koku duyusu gelişiyor:
Orgazm sırasında beynin hipofiz bölgesinden salgılanan “prolaktin” hormonu sayesinde beynin koku alma merkezi uyarılıyor ve bu şekilde düzenli seks sonrasında kişilerde koku alma duyusu gelişiyor.

6. Yaşlanmayı geciktiriyor:
Evet, Dr. Mehmet Öz’e göre yılda 100 kez yapılan ilişki ile yaşlanma azalıyor, cilt güzelleşiyor.

7. İmmüniteyi (bağışıklık sistemini) güçlendiriyor:
Yapılan araştırmalara göre haftada bir veya iki kez seks yapmak bağışıklık sistemi üzerinde %30 oranında arttırıcı etki yapıyor. Bu şekilde doğal olarak hastalıklara bağışık bir hale geliyorsunuz.

8. Ağrı kesici özelliği:
Pek çok kadın eşlerini reddetmek için kullandığı “canım başım ağrıyor” bahanesi artık pek işe yaramayacak. Çünkü cinsel ilişki ve orgazm olma sırasında salgılanan “oksitosin” hormonu sayesinde kadınlarda “endorfin” hormonunun yükselmesi ile birlikte ağrı kesici etki görülüyor. Bu şekilde tatmin edici bir sex, kadınlarda migren ve vaskuler (damarsal) baş ağrılarının azalmasına sebep oluyor.

9. Vucudu forma sokuyor:
Sex sırasında pek çok vücud kası ve iskelet sistemi koordineli olarak çalışarak adeta yoğun bir egzersiz yapıyorlar. Bunun sonucunda düzenli seks, vucudun forma girmesini sağlıyor.

10. Vucudun esnekliği artıyor:
Vucudunuzun esnekliği düzenli sex ile birlikte artıyor.

11. Kemikleri güçlendiriyor:
Seks sırasında salgılanılan testosteron hormonunun kemikleri güçlendirici etkileri bulunuyor.

SEX YAPMANIN JİNEKOLOJİK SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ
12. elvis kaslarını güçlendiriyor:
Düzenli yapılan sex ile pelvis yani “leğen kemiği” içinde bulunan pek çok kasın koordineli çalışması sağlanıyor. Bu şekilde kadınlarda özellikle menopoz sonrası görülen mesane, rahim ve barsak sarkmaları azalıyor.

13. Adet sancılarını (dismenore) azaltıyor:
Bu da seksin ağrı kesici özelliğinin başka bir yansıması olarak düşünülebilir.

14. Adetleri düzenliyor:
Stanford Üniversite’sinde yapılan bir araştırmada haftada en az bir kez sex yapan kadınların adet döngülerinin, ayda bir kez yapanlara oranla daha düzenli olduğu saptanmış.

15. Pelvis bölgesinin kan dolaşımı olumlu yönde etkileniyor:
Cinsel ilişki ve orgazm sırasında pelvis bölgesinde kanlanma artışı rahim, tüpler ve yumurtalıklar gibi pek çok pelvik organların sağlıklı işlev görebilmesini olumlu yönde etkiliyor.

16. Vajinal kuruluğu azaltıyor:
Düzenli seks ile vajina ve pelvis damar dolaşımının iyi gelişmesi sonucunda özellikle menopoz dönemi sonrasında ortaya sık olarak çıkan “vajinal kuruluk” problemlerinin görülme sıklığı da azalıyor. Nitekim vajinal ıslanmanın, vajinanın kendi damarsal yapılarından oluştuğu biliniyor.

17. “Sex seksi mayalıyor”:
Yapılan her seks sonrası kişilerde libido artışına neden olan “testosteron” hormonu artıyor. Testosteron hormonu da kişilerde cinsel isteği tekrar tekrar kamçılıyor.

Bu durumun tam tersini de söylemek doğru; yani cinsel ilişkiden uzak bir yaşam zaman içinde hormonal azalmaya bağlı olarak kişilerde cinsel isteksizliği arttırıyor.

PSİKOLOJİK SAĞLIK ve AİLE SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİLERİ
18. Sex aile bütünlüğünüzün devamını destekliyor:
Evliliklerde dönem dönem oluşan bazı tartışmalar sonucunda oluşan gerginlikler sex ile çözülüp halledilebiliyor. Bu şekilde düzenli sex, adeta bir meditasyon yapmak gibi aile bütünlüğünün sağlıklı bir şekilde devamlılığı için vazgeçilmez unsurlardandır.

19. Kendi limitlerinizi aşmanız için bir bahane oluyor:
Evet, cinsel ilişki sırasında kendinizi en doğal halinizle; mutlu, agresif, tutkulu ve heyecanlı bir şekilde ortaya koymanız, gün içindeki tüm monotonluklardan kurtararak bir yerde “sizin siz gibi davranmanızı” sağlıyor.

20. Kendinize güveni arttırıyor:
Sevdiğiniz eşinizi fiziksel ve duygusal doyuma ulaştırmanız sizi de mutlu ederek kendinize olan güveninizi arttırıyor. Bu şekilde kişilerin kendilerini daha çok sevmelerine imkan tanıyor.

21. Yaşam alanlarınızı farklılaştırıyor:
Eşi ile cinsel uyumsuzluk, tatminsizlik veya başarısızlık yaşayan pek çok çiftin kendilerini başka uğraşlara verdiği, özellikle iş hayatlarında son derece işkolik birileri olarak yer aldıkları yapılan çalışmalarda saptanmış bir gerçek.

Cinsel hayatları pozitif yönde gelişen, aşk ve tutkuyu doyasıya yaşayan kişilerde ise hayat alanlarındaki önceliklerin değiştiği görülüyor. Daha mutlu, daha rahat ve pozitif yaşam onların hayat alanı haline dönüşüyor.

22. Sex “Sizlere dünyanın en güzel meyvesi”ni sunuyor:

 

Kaynak: Öncelikle Masters off sex dizisi 🙂

sonrasında https://gecce.com/haber-cinsel-iliski-evreleri-ve-orgazm-olma

 

Yazar hakkında

Alkan Kaya

Yorumla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.